• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://tr-tr.facebook.com/public/Yasemin-Mataraci‎
  • https://twitter.com/avukatyasemin

  0(505)530 55 44

Muris Muvazaasına Dayalı Tapu İptali

Muris Muvazaasına Dayalı Tapu İptali 

Miras Hukuku Sayfası için  (Tıklayınız)

T.C
YARGITAY

BİRİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas:2013/1062
Karar:2013/6596
Tarih: 02.05.2013


  • Muris Muvazaasina Dayali Tapu Iptali ve Pay Oranında Tescil,
  • Miras Bırakanın Gerçek İradesi, 

Özet:

     Muvazaada, miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemekte ancak, mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmaya yönelik esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşme ile iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Miras bırakanın mal varlığım, o tarihte mevcut olan mirasçıları arasında paylastırması, miras bırakanın gerçek amacının mirasçılardan mal kaçırması olarak değerlendirilemez.

Tanık beyanlarıyla, miras bırakan tarafindan davalıya yapılan satışın, gerçek satış olduğunun doğrulandığı mahkemece gözetilmelidir.

(4721 s. MK m. 706)

(6098 s. TBK m. 237)

(2644 s. Tapu K. m. 26)

Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, tetkik hakiminin raporu okundu, açıklamalari dinlendi, gereği görüsülüp düşünüldü;

Dava:

       Muris Muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve pay oranında tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

 

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; miras bırakan İsmail'in 2246 parsel ile 38 parsel sayılı taşınmazları ile 2244 parsel sayılı tasınmazdaki 2/3 payını davalı kızı Ayşe'ye, 272 parsel sayılı taşınmazını davalı torunu Nurettin'e, 2197 parsel sayılı taşınmazını ise davalı torunu Ersöz'e satış suretiyle devrettiği, miras bırakanın 27.03.2007 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak 1996 tarihinde evlendiği ikinci eşi Kadriye ile 1984 yılında ölen ilk eşi Hafize'den olma çocukları olan davacılar, davalı Ayşe, dava dışı çocukları Reşat, Firdevs ile kendisinden önce 1987 yılında ölen kızı Ürkus'un oğlu olan torunu Nurettin'in kaldığı, davalı Ersöz'ün mirasçılardan Reşat'in oğlu oldugu anlaşılmaktadır.

Davacilar, çekisme konusu tasinmazlarin davalilara temliklerinin mirastan mal kaçirma amaçli ve muvazaali oldugunu ileri sürerek eldeki davayi açmislar, davalilar ise miras birakanin davacilar ile dava disi bir kisim mirasçisina da yer verdigini ileri sürerek davanin reddini savunmuslardir.

Bilindigi üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanimlanan muvazaa, niteligi itibariyle nisbi (mevsuf-vasifli) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras birakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağislamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme taraflarin gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağiş sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanununun 213. maddesi (6098 sayili Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesi) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyusmazliklarin sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulastirilabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asil irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydinliga kavusturulmasi genellikle zor oldugundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanilmasi yaninda birlikte ve dogru sekilde degerlendirilmesi de büyük önem tasimaktadir. Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal egilimleri, olaylarin olagan akisi, miras birakanin sözlesmeyi yapmakta hakli ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadigi, davali yanin alis gücünün olup olmadigi, satis bedeli ile sözlesme tarihindeki gerçek deger arasindaki fark, taraflar ile miras birakan arasindaki beseri iliski gibi olgulardan yararlanilmasinda zorunluluk vardir.

Öte yandan miras bırakan sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırmak kastından söz edilmeyeceginden olayda 01.04.1974 tarih 1/2 sayili Yargitay Içtihatlari Birlestirme Kararinin uygulanamayacagi da kuskusuzdur.

Somut olaya gelince, gerek dosyaya yansiyan kayit ve belgelerden ve gerekse tanik beyanlarindan; miras birakanin esi Hafize'nin 1984 tarihinde öldügü, son esi Kadriye ile 30.10.1996 tarihinde evlendigi, murisin davali mirasçilari Ayse ve Nurettin'e temlik ettigi tasinmazlar disinda, dava disi 21, 738, /40, 1352,1411 ve 1475 parsel sayili tasinmazlarini 31.08.1984 tarihinde 1/3'er pay olarak ölünceye kadar bakim akti ile davaci çocuklari Ali ve Akif ile dava disi oglu Resat'a, yine dava konusu 2244 parsel sayili tasinmazin dava konusu yapilmayan 2/3 payini 05.08.1993 tarihinde dava disi kizi Firdevs'e satış suretiyle devrettigi gözetildiginde, miras bırakanın gerçek amacının mirasçılarından mal kaçırmak olmayip mal varlığını o tarihte mevcut olan mirasçilari arasinda paylastirmak oldugunun kabulü gerekir.

Öte yandan, tanık olarak dinlenen Halil ile Reşat'ın; miras bırakan tarafindan davalı Ersöz'e yapilan satisin gerçek oldugu yönündeki anlatimlari dikkate alındıgında, torun Ersöz'e devredilen 2197 parselin temlikinin de muvazaali olmadığı anlasilmaktadır.

Hal böyle olunca, davanin reddine karar verilmesi gerekirken yanilgili degerlendirme ile yazili oldugu üzere karar verilmis olmasi dogru degildir.

Davalilar vekilinin belirtilen nedenlerle temyiz itirazlari yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayili Yasanin geçici 3.maddesi yollamasi ile) 1086 sayili HUMK'nin 428. maddesi geregince (BOZULMASINA) alinan pesin harcin temyiz edene geri verilmesine oybirligiyle karar verildi.

   
     Hizmetlerimiz hakkında daha ayrıntılı bilgi almak ve hukuksal konularda görüşmek için iletişim bilgilerimize Tıklayınız


       antalya   avukatlar        Antalya Avukatlar                      

Yorumlar - Yorum Yaz