• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://tr-tr.facebook.com/public/Yasemin-Mataraci‎
  • https://twitter.com/avukatyasemin

  0(505)530 55 44

Ayıplı Mal , Bedel İadesi

Ayıplı Mal, Bedel İadesi 

 (Kararda yer alan taraflara ait kişisel bilgiler gizlenmiştir)

Tüketici Hukuku sayfası için Tıklayınız


İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANTALYA 3. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/00/2018 NUMARASI : 2016/… ESAS -2018/… KARAR

DAVACI: T…. A……
 
VEKİLİ: AV. YASEMİN MATARACI-
Pınarbaşı Mah. Atatürk Bulv. Taburlar Sitesi A Blok Bina No:28 K:8 D:17 Konyaaltı/ Antalya
 
DAVALILAR: 1 -… XXXXXXX  OTO KİR. TAŞ. Pxx. İNŞ. TUR. SAN. TİC.A.Ş-
Kepez/ Antalya
VEKİLİ: AV. A… … …-Pınıarbaşı Mah. Atatürk Blv. Konyaaltı/ Antalya
DAVALI: 2 -OXXX (GXXXXXX) TÜRKİYE LTD. ŞTİ. -
VEKİLİ: AV. XXX XXX- Bayraklı/ İzmir
 
DAVANIN KONUSU: AYIPLI MAL NEDENİYLE BEDEL İADESİ
 
İSTİNAF TALEP TARİHİ: 14/00/2019
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/00/2019
KARARIN YAZIM TARİHİ: 13/00/2019
 
   Antalya 3. Tüketici Mahkemesinin 2016/… Esas, 2018/… karar sayılı, 18/00/2018 tarihli kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 
DAVADavacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine verilen dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı XXX  oto AŞ den 07/04/2014 tarihinde 2013 model XXXX  XXXXXXX marka araç satın aldığını, 15.000 ve 30.000 km bakımlarını süresinde yaptırdığını, 27/05/2015 tarihinde aracın stop edip çalışmadığını, Xxxx servisine çekilip iki gün tutulduktan sonra motorunun sökülmek istendiğini, davacının onay vermeyerek aracı çekici ile Xxx oto bayiine götürdüğünü, burada da arıza ile ilgili açıklama yapılmadan manifold temizlendi denilerek aracın teslim edildiğini, 29/10/2015 tarihinde aracın 2.kez yolda kaldığını, Xxxotoda çalışan bir ustanın gelerek aracı çalıştırdığını, aynı arızaların 19/01/2016 ve 20/02/2016 tarihinde yeniden gerçekleştiğini, aracın sürekli arızalanması nedeni ile davacının aracı kullanamamasının sürekli hale geldiğini beyanla; satış sözleşmesinin iptali ile ödenen 92.000,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline, bu mümkün olmaz ise aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
 
CEVAP: Davalı Xxx Oto A.Ş vekili tarafından ilk derece mahkemesine verilen cevap dilekçesinde özetle; Araçtaki arızanın partikül filterisinin tıkanmasından kaynaklandığını, dizel araçlarda filtrelerin sık olarak temizlenmesinin gerektiğini, bu temizlemenin de filtrenin sökülmesi sureti ile değil aracın belli bir hızla belli bir süre kullanılması ile gerçekleştiğini, aracın kullanma klavuzunda da bu hususun açıklandığını, araçta tüketicinin kullanımını engeller nitelikte bir ayıbın bulunmadığını, şirkete 92.000,00 TL ödendiğini ancak araç bedelinin 90.143,32 TL olduğunu, kalan tutarın bandrol tescil vs masraflar için harcandığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Xxxx Türkiye Ltd Şti vekili tarafından ilk derece mahkemesine verilen cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, araçta üretimden kaynaklı ayıp olmadığını, meydana gelen arızaların da kullanıcıdan kaynaklandığını, kullanıcının kılavuza uygun olarak aracı kullanıp partikül filtresini temizlemediğini ve bu arızaların oluşmasına sebebiyet verdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte araçta partikül filtresi arızalansa bile bunun onarımla giderilebileceğini, taleplerin yerinde olmadığını, tramerden aracın kaza geçmişinin araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YEREL MAHKEME KARARI: Antalya 3.Tüketici Mahkemesi'nin 2016/… Esas, 2018/… Karar sayılı ,18/00/2018 tarihli kararı ile; "davanın reddine " karar verilmiştir.
 
İSTİNAF TALEBİ  VE SEBEPLERİ:
Davacı vekili 14/00/2019 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve eksik olduğunu, aracın ayıplı olduğunu belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
 
 DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; Dava, ayıplı araç satışı iddiasına dayalı sözleşmenin feshi ve bedel iadesi istemlidir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacının, davalı Xxx oto A.Ş' den diğer davalının ithalatçısı olduğu 2013 model, Xxxx Xxxxxxx marka aracı satın aldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu araçtaki sorunun üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, buna göre aracın gizli ayıplı olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. Sözleşme ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı yasanın 8.maddesinde ayıplı mal şu şekilde tanımlanmıştır: "(1) Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. (2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir. "Ayıplı mal sebebiyle tüketicinin seçimlik hakları aynı yasanın 11.maddesinde düzenlenmiş olup, şu şekilde hükme yer verilmiştir:"(1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür...(3) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır. "Yargıtay'ın istikrar kazanan uygulamasında; sözleşmeden dönülerek mal bedelinin iadesinin istenmesi yönündeki seçimlik hakkın kullanılmasının ayıbın niteliğine göre iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı, tarafların hak ve menfaatlerine göre aşırı bir dengesizliğe yol açıp açmayacağının mahkeme tarafından takdiri ile diğer seçimlik hakların tüketiciye kullandırılmasının değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. 6502 Sayılı yasanın "ispat yükü" başlıklı 10.maddesinde şu şekilde düzenlemeye yer verilmiştir; "(1) Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz. (2) Tüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır." Somut olayda; dava konusu aracın tesliminin üzerinden yasada öngörülen 6 aylık sürenin dava tarihi itibariyle geçmiş olması sebebiyle aracın ayıplı olduğunun ispat külfeti davacıya aittir. Mahkemece; dava konusu araç üzerinde bilirkişi Xxxxx Xxxxxx marifetiyle inceleme yaptırılarak rapor alındığı, rapora yönelik itiraz üzerine dosya üzerinden İTÜ öğretim üyesi olan bilirkişi Xxxxxxx Xxx'dan rapor alınmakla birlikte raporun mahkemece yetersiz görülmesi üzerine bu kez üçlü bilirkişi heyeti marifetiyle araç üzerinde inceleme yaptırılarak 00.04.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunun alındığı, son alınan bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda davanın reddine karar verildiği görülmüş ise de, dosya kapsamındaki tüm bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli yeterlilikte değildir. Özellikle mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda dava konusu araçtaki sorunun ne sebeple kullanıcı hatasından kaynaklandığı hususunda hakim ve taraf denetimine olanak sağlayacak açıklıkta gerekçeler sunulmamıştır. Mahkemece yapılması gereken; dava konusu araç üzerinde ODTÜ veya İTÜ gibi ilgili üniversitenin öğretim üyelerinden oluşacak en az biri otomotiv alanında uzman ve biri makine mühendisi olmak üzere üçlü heyet marifetiyle inceleme yaptırılarak araçtaki sorunun üretimden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, buna göre aracın gizli ayıplı olup olmadığının tespiti amaçlı her türlü tereddütü giderecek, somut uyuşmazlığı çözümleyecek, hakim ve taraf denetimine olanak tanıyacak açıklıkta bilirkişi heyetinden rapor alınıp, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi olduğundan; Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK'nun 353/1.a-6.maddesi uyarınca delillerin gereği gibi toplanmaması karşısında ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
 
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 
2-HMK'nun 353/1.a-6 maddesi uyarınca Antalya 3. Tüketici Mahkemesi 18/00/2018 tarih ve 2016/… Esas 2018/… Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tüketici harçtan muaf olduğundan harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf eden davacının istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince nihai kararla değerlendirilmesine,
6-Artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine, 
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 13/12/2019
 
Başkan         Üye            Üye          Katip
 

..................................................................................................................
T.C. 
YARGITAY 
HUKUK GENEL KURULU 
E. 2010/13-284 
K. 2010/325 
T. 16.6.2010 
• AYIPLI MAL DAVASI ( Gerek Aracın Aynı Arızanın İkiden Fazla Tekrar Etmesi ve Gerekse "Sağa Çekme" Sorunu Nedeniyle Araç Muayenesinin de Onaylanmaması Karşısında Söz Konusu Arızanın Halen Dahi Devam Ettiği - Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu ) 
BEDEL İADESİ DAVASI ( Gerek Aracın Aynı Arızanın İkiden Fazla Tekrar Etmesi ve Gerekse "Sağa Çekme" Sorunu Nedeniyle Araç Muayenesinin de Onaylanmaması Karşısında Söz Konusu Arızanın Halen Dahi Devam Ettiği - Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu ) 
GÖREV ( Ayıplı Mal Davası - Aracın Aynı Arızanın İkiden Fazla Tekrar Etmesi ve Gerekse "Sağa Çekme" Sorunu Nedeniyle Araç Muayenesinin de Onaylanmaması Karşısında Davacının "Bedel İadesi"ne İlişkin Talebinde Haklı Olduğu - Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu ) 
4822/m.4 
ÖZET :
   Davacı, satın aldığı aracın ayıplı olduğunu belirterek, ödediği satış bedeli ile birlikte bu nedenle uğradığı zararlar ve yapmış olduğu masrafların tahsilini talep etmiştir. Aracın aynı arızanın ikiden fazla tekrar etmesi, gerekse "sağa çekme" sorunu nedeniyle araç muayenesinin de onaylanmaması karşısında, söz konusu arızanın halen dahi devam ettiği görülmekle, davacı tüketicinin az yukarda değinilen 4822 sayılı Yasanın 4. maddesindeki seçimlik haklardan biri olan "bedel iadesi" ne ilişkin talebinde haklı olduğunun kabulü ile, davadaki diğer talepleri de değerlendirilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir. 
DAVA :
   Taraflar arasındaki "ayıplı mal " davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 4.Tüketici Mahkemesince davanın reddine dair verilen 24.10.2008 gün ve 2008/288 E, 2008/587 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 01.06.2009 gün ve 2009/420 E. 2009/7527 K, sayılı ilamı ile; 
( ... Davacı, davalılardan Borusan Otomotiv İthalat A.Ş.'nin ithalatçısı olduğu Landrover marka. Freelander 2 model aracı, diğer davlı Borusan Oto Servis A.Ş.'den 17.10.2007 tarihinde 49.000 Euro satış bedeli üzerinden satın aldığını, aracı teslim aldığı 6.1.2008 tarihinden itibaren direksiyonun sağa çektiğini fark ederek davalı satıcıya bildirdiğini, teknik serviste yapılan kontrollerde araçta herhangi bir arızanın bulunmadığının belirtildiğini, ancak sorunun devam etmesi nedeniyle sürekli servise gitmek zorunda kaldığını, arızanın halen de devam ettiğini ileri sürerek, ödediği 49.000 Euro satış bedelinin, 1.020 YTL kasko sigorta masrafı ile araç için yaptığı 5.800,00 YTL diğer faydalı masrafların, aracı kullanamamaktan doğan 2.000,00 YTL ulaşım giderlerinin, aracın evin garajını işgal etmesi nedeniyle 1.500,00 YTL işgal tazminatının ve 4.000,00 YTL de manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. 
Davalılar, araçta herhangi bir arızanın bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. 
Mahkemece, hükme esas alınan 27.7.2008 tarihli bilirkişi raporu gereğince davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 
Davacı, satın aldığı aracın ayıplı olduğunu belirterek, ödediği satış bedeli ile birlikte bu nedenle uğradığı zararlar ve yapmış olduğu masrafların tahsilini talep etmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince tüketici satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, verdiği bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını, son olarak da aracın yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir. Aynı Kanunun 13. maddesinin 3. fıkrasında da "Tüketici Onarım hakkını kullanmışsa, garanti süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yaralanamamasının süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirin mümkün bulunmadığının anlaşılması halinde, 4. maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir" hükmü bulunmaktadır. Öte yandan 14.06.2003 gün ve 25138 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde de "tüketicinin onarım hakkını kullanılmasına rağmen malın tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen garanti süresi içerisinde kalmak kaydıyla bir yıl içerisinde; aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen garanti süresi içerisinde farklı arızaların toplamının 6'dan fazla olması unsurlarının yanı sıra bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması durumunda tüketicinin malın ücretsiz olarak değiştirilmesini talep edebileceği" hükmü mevcuttur. 
Açıklanan bu Kanun ve Yönetmelik hükümleri ışığında dava konusu olaya bakılacak olursa davacının, satın aldığı ve 6.1.2008 tarihinden itibaren kullanmaya başladığı aracın direksiyonunun sağa çekme şikayeti nedeniyle 11.1.2008, 17.1.2008 ve 5.3.2008 tarihlerinde yetkili servise başvurduğu, davadan önce alınan 7.4.2008 tarihli tespit raporunda, düz yolda ve sabit hızla seyir halinde iken aracın ve direksiyon simidinin kontrol dışı sağa yöneldiğinin, bu durumun kullanım hatasına bağlı olmayıp, imalat, montaj ya da tasarımdan kaynaklanabileceğinin, dolayısıyla aracın ayıplı olduğunun belirtildiği, buna karşılık hükme esas alınan 27.7.2008 tarihli bilirkişi raporunda ise, araçta herhangi bir ayıp bulunmadığının, aracın ön düzen ayarlarının da fabrikasyon toleransları dahilinde olduğunun açıklandığı, anlaşılmaktadır. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 13.01.2009 tarihli araç muayene raporunda ise, "Aracın direksiyonu hareket halinde sağ yöne doğru çekme yapmaktadır." Notu yazılmak suretiyle aracın muayenesinin onaylandığı, etiket verilmediği belirtilmiştir. O halde gerek az yukarda açıklanan yönetmelik hükümleri gereğince aynı arızanın ikiden fazla tekrar etmesi, gerekse "sağa çekme" sorunu nedeniyle araç muayenesinin de onaylanmaması karşısında, söz konusu arızanın halen dahi devam ettiği görülmekle, davacı tüketicinin az yukarda değinilen 4822 sayılı Yasanın 4. maddesindeki seçimlik haklardan biri olan "bedel iadesi" ne ilişkin talebinde haklı olduğunun kabulü ile, davadaki diğer talepleri de değerlendirilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir... ), 
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. 
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: 
KARAR :
   Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre,Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken,önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. 
SONUÇ :
   Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.


               Antalya Ayıplı Mal Bedel iadesi Davası Avukatı

       Hizmetlerimiz hakkında daha ayrıntılı bilgi almak ve hukuksal konularda görüşmek için iletişim bilgilerimize Tıkayınız.     


 Antalya Ayılı Mal Davası Avukatı      Antalya Avukatları

Yorumlar - Yorum Yaz